Açılış Konuşması

III. Ulusal Karadeniz Ormancılık Kongresi’nin açılış konuşmasını Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Fehmi Türker yaptı.

Prof. Dr. Mustafa Fehmi Türker orman kaynaklarının; bünyesinde barındırdığı canlı ve cansız ekosistem öğeleri, bu öğeler arasındaki etkileşimli ilişkiler, azot ve su döngüleri gibi hayati süreçleri içermesi ve karasal ekosistemler arasında sunduğu üstün kamu yararı ile, toprak kullanan diğer tüm kesimler arasında tartışmasız bir üstünlüğe sahip olduğunun öteden beri bilinen bir gerçek olduğunu belirtti.
“Orman ekosistemlerinin içinden adeta “fışkıran” mal, hizmet, akım ve faydalar, bir taraftan onu “yeşil altın“ olarak tasvir ettirerek iktisadi kıymete bindirmekte, diğer taraftan da, dünya ülkelerinin benimsediği sürdürülebilir kalkınma temel amacına hizmet edecek stratejik sektör olmasıyla da, ormancılık kesimi sadece iktisadi boyutu ile değil; çevresel ve toplumsal boyutu ile de emsalsiz bir sektör haline getirmektedir. 21. Yüzyılda etkilerini günbegün ağırlaşarak hissettiğimiz küresel ısınma olgusu karşısında, insanoğlu “hayatın kaynağı” işlevini gören ormancılık sektörünü keşfederek, ona hak ettiği algılamayı ve maddi kaynağı tahsis etmede, artık daha cömert davranmanın arifesine gelmiş bulunmaktadır” dedi.  
Dünyada ormancılık kesimine ilişkin sivil toplum, özel sektör ve toplum kesimleri ile, hükümetlerin ormancılık sektörüne atfettikleri değer ve önemle kıyaslandığında, ne yazık ki, ülkemizde bu hususun, çok daha esirgenmiş düzeyde bulunduğunu; oysa ülkemizin Asya ve Avrupa Kıtaları arasında köprü işlevi gören; Akdeniz, Kafkasya, Balkanlar, Ortadoğu ve Orta Asya geçişleri bulunan bir coğrafyada bulunması nadirliği ile de, Dünya bitki varlığının ve Anadolu’ya has bitki zenginliğinin abidevi görüntüsü olan orman kaynaklarına sahip bulunduğunu ifade etti. Memleket ormancılığının; köy, mezra, yayla gibi geleneksel yerleşim birimlerinin fazlalığı, tarihte vuku bulan isyanlar ve savaşlar ve sıtma hastalığı gibi nedenlerden ötürü, orman kaynakları ile et-tırnak misali bir etkileşimi yaşayan yirmi bin civarında orman köyü ve sekiz milyona dayanan orman köylüsü olgusu ile yüz-yüze kalmış bulunduğunu, kırsal fakirlik yaşayan bu kesimin orman kaynakları üzerindeki olumsuz baskıları neticesinde de ormancılık kesiminin, odun hammaddesi odaklı arz noksanlığı sorunu ile de boğuştuğunu, ülke ölçeğinde ormancılık kesiminin özetlenmiş bulunan bu temel darboğazları yanında; orman tanımında yapılan değişiklikler ve orman vasfını yitirdiği ifade edilen alanların orman sınırlarının dışına çıkarılması uygulamaları ile, ülke ormanları hem alan itibari ile hem de aynı mekandaki ekosistem zenginliği yönü ile, büzüşmekte ve netice olarak orman kaynaklarının sunduğu mal ve hizmetlerin nicelik ve niteliğinin de azaltılmakta olduğunu sözlerine ekledi.
Küresel ölçekten ülke ölçeğine ve oradan da Karadeniz ve özellikle Doğu Karadeniz Bölgesine geldiğimizde, orman kaynaklarının bir taraftan bu bölgede parçalı bir hale büründürüldüğünü, diğer taraftan da, işlevlerini yerine getirmekte zorlanan bu ormanların hatırı sayılır miktarının da toplumsal ihtilaflara konu olduğu aşikâr olarak ortaya çıktığını; bölgede kırık arazi yapısı, ormancılık kesimine komşu tarım sektöründe yaşanan verimlilik ve pazar sorunlarının orman kaynakları üzerinde baskı oluşturmakla kalmayıp; yetişme muhitinin fevkalade elverişli olmasına bağlı olarak vatandaşların öteden beri tarım ve hayvancılık odaklı kullandığı ve fakat göçle işleyemedikleri arazilerinde orman vasfına sahip bitki örtüsünün gelmesi ve gecikerek gelen orman sınırlama çalışmaları ile birlikte, arazi üzerindeki mülkiyet anlaşmazlıklarının mahkemelere taşındığını vurguladı. Bu kısır döngünün sonucu olarak da, başta saf ve karışık halde orman kuran kızılağaç meşcerelerinin, orman idaresi ile vatandaşın arasında sıkışarak atıl vaziyette kalarak, bölge ve milli iktisat havuzunun dışına itildiğini belirtti.
Prof. Dr. Mustafa Fehmi Türker Artvin İlimizin de içinde bulunduğu, Doğu Karedeniz Bölgesinde, yukarı havzalarda yaşanan bu kabil ormancılık sorunlarına; can ve mal kaybına sebep olan sel, taşkın ve heyelan benzeri tabii afetler, orman kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi için tehdit oluşturabilecek ve miktarca abartılı hidro-elektrik santrallerinin dereler üzerinde tesisi, doğa duyarlıklı olmayan madencilik ve yol inşaat yatırımları ve havza temelinde orman kaynakları yönetimi ile doğrudan ve dolaylı olarak ilişkili kamu, özel ve sivil toplum kesimlerinin bütünleşik havza yönetimi için gerekli olan kurumsal kapasitelerinin yetersizliği meselelerinin de ekleşmekte olduğunu sözlerine ekledi.
Ayrıca bir taraftan İçinde sakladığı Hatila Vadisi Milli Parkı, Kaçkar Dağları Milli Parkı ve Sahara Vadisi Milli Parkı; Camili Görgit ve Camili Efeler Tabiatı Koruma Alanları ile Çamburnu Tabiatı Koruma Alanı, Borçka Karagöl Tabiat Parkı ve de Türkiye’de tek olan Camili Biyosfer Rezerv Alanına sahip olması, diğer taraftan da; Çoruh Vadisi, Doğu Karadeniz Dağları, Karçal Dağları ve Yalnızçam Dağları Önemli Bitki Alanlarına da havi olması ile, müthiş bir doğal zenginlik ortaya koyan Artvin ili ve içinde yer aldığı Doğu Karadeniz ve Karadeniz Bölgeleri ormancılık sorunlarını çözümleme yolunda uygulamaya ışık tutma amacını da güden bu kongrenin; 1995 yılında KTÜ Orman Fakültesi’nce yapılan birinci ve 2003 yılında Kafkas Üniversitesi Orman Fakültesi’nce yapılan ikinci Karadeniz Ormancılık Kongresi birikimlerinden de yola çıkılarak tertiplenmiş bulunduğunu; Üçüncü Karadeniz Ormancılık Kongresi ile; Küresel ısınmanın ormanlar üzerindeki etkilerinden, eko-turizmin orman köylerinin kalkınmaları üzerindeki tesirlerine; hidro-elektrik santralleri ve madencilik yatırımlarının orman ekosistemleri üzerindeki etkilerinden, baraj havzalarında ormancılık yönetimi ve işletmeciliğine,   biyolojik çeşitlilikten orman mülkiyet sorunlarına varıncaya değin; orman mühendisliği, peyzaj mimarlığı ve orman sanayi mühendisliği alanlarında yelpazesi çok geniş konular seçilerek; ormancılık kesimi paydaşlarını temsilen 214 adet kongre bildiri tam metnine ulaşılarak, ormancılıkla ilgili ulusal ölçekte düzenlenen bilimsel etkinlikler içinde önemli bir farkındalığın üretilmiş bulunduğunun önemle altını çizdi.
Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Fehmi Türker konuşmasını, III. Ulusal Karadeniz Ormancılık Kongresi’ne yapılmış bulunan tüm katkılara teşekkürlerini sunarak tamamladı.
Ve teşekkürlerini;
“İkincisinin yanında üçüncüsünün de fakültemizce tertiplendiği ve AÇÜ Orman Fakültesi Stratejik Planı’nda vazedilen; Özülkü (vizyon), Özgörev (misyon), Değerler, Amaç, Hedef ve Stratejilere hizmet edecek olan bu Karadeniz Ormancılık Kongresi için çağrılı, sözlü ve askı bildiri sunan katılımcılara, bilimsel etkinliğimize kültür ve sanat zenginliği katan Bestekâr ve Kanun sanatçısı Sn. Öğr. Gör. Özdemir HAFIZOĞLU ve Halk Oyunları Öğreticisi Sn. Yrd. Doç. Dr. Funda Erşen BAK ve arkadaşlarına kalbi teşekkürlerimi sunmak isterim. Bu kongrenin tertiplenmesinde maddi ve manevi katkılarını esirgemeyen AÇÜ Rektörü Sn. Prof. Dr. Mehmet DUMAN’ a, Artvin Orman Bölge Müdürü Sn. A. Köksal COŞKUN’ a, DSİ 26. Bölge Müdürü Sn. Sezai SUCU’ya ve TÜBİTAK’ a şükranlarımı ifade etmek isterim. Unutmadan eklemek gerekir ki, bu kongrenin gerçekleşmesinde; yararlılıklarda bulunan kongre sekreterimiz Sn. Yrd. Doç. Dr. Sinan GÜNER başta olmak üzere, fakültemizin bilimsel etkinlikler komisyonu başkan ve üyeleri ile özellikle Arş. Gör. Abdurrahman ŞAHİN ve Arş. Gör. Esin ERDOĞAN YÜKSEL’ e, kongre yazışmaları sürecinde günlerce gece yarılarına kadar çalışan fakültemiz ve yazı işleri biriminde görevli idari çalışanlarımıza ve içinde de Sn. Emrah OLGUN’ a teşekkür borcumuz bulunmaktadır” şeklinde ifade etti.
Ve sözlerini; “Kongremizin; Artvin İlimiz, Doğu Karadeniz ve Karadeniz Bölgelerimizdeki orman kaynaklarımız ile ülkemiz ormancılık kesimi için katma değer üretmesini ve ülke orman kaynaklarının etkin ve verimli yönetimi ve işletmeciliği için ses getirmesini temenni ederim” şeklinde tamamladı.