III. ULUSAL KARADENİZ ORMANCILIK KONGRESİ SONUÇ BİLDİRGESİ

20–22 Mayıs 2010 tarihlerinde Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi tarafından Artvin’de düzenlenen; üçü özel oturum, 2 çağrılı konuşmacının sunusunu içeren açılış oturumu, 29 oturumda sunulan bildiriler ile askı bildirilerin toplamının oluşturduğu 214 adet bildirinin 5 adet bildiri kitabında toplandığı, 9 Orman Fakültesi Dekanının 14. Orman Fakülteleri Dekanlar Toplantısını yaptığı, Orman Genel Müdürü ve Merkez ve Taşra teşkilatına bağlı 58 idari ve teknik elemanın katıldığı Orman Genel Müdürlüğü İstişare Toplantısının gerçekleştiği, 2 sergi açılışı, halk oyunları gösterisi, Özdemir HAFIZOĞLU Saz Eserleri Dinletisi ile ARTVİN-Borçka-Camili Biyosfer Rezerv alanına yapılan teknik gezinin içerildiği ve de toplam 457 kişinin katılımcı, davetli ve görevli olarak bulunduğu, "III. Ulusal Karadeniz Ormancılık Kongresi"nde sunulan bildiriler ve bildiri sunumları sonunda yapılan tartışmalar ışığında hazırlanan kongre sonuç bildirgesi aşağıda sunulmuştur:

Gerek dünya gerekse Ülkemiz ve daha özelinde Karadeniz Bölgesinde yaşanan ormancılıkla ilgili sorunların temelinde orman kaynağının öneminin anlaşılamamış olması yatmaktadır. Bu noktada, ormanların parayla ifade edilen faydalarının yanı sıra, parayla ifade edilemeyen hizmetlerinin de bilançolara dâhil edilmesi gerekmektedir.

 

Dünyada ve ülkemizde orman kaynaklarından çok amaçlı ve sürdürülebilir şekilde faydalanılması, bu kaynakların planlanması, korunması ve işletilmesi için doğru, güncel ve güvenilir verilere ve bu verileri depolayan, yöneten ve istenen biçimde sunumunu yapan konumsal bilgi sistemlerine, Coğrafi Bilgi Sistemlerine ihtiyaç bulunmaktadır.

 

Sürdürülebilir ormancılıkta tür çeşitliliği, yaşam alanlarının-orman habitatlarının korunması, orman ve su kaynaklarının korunması, ormanların planlanması-yönetiminde ilgili tarafların özellikle de yöre halkının katılımının sağlanması, planlama çalışmalarının önceliklerinin tek bir zeminde toplanması öncelikler arasında gelmelidir.

 

Sürdürülebilir orman yönetimi ölçüt ve göstergeleri mevcut hali ile izleme/değerlendirme çalışmaları için yeterli değildir. Konuya ilişkin olarak yapılan/yapılacak akademik çalışmaları da dikkate alarak izleme/değerlendirme setine yeni ölçüt ve göstergeler eklenmelidir. Bu çalışmalarda yerel ölçekli farklılaşmalara olanak sağlayacak şekilde bölge müdürlüklerine yetki verilmelidir. İzleme/değerlendirme çalışmaları Çevre ve Orman Bakanlığına bağlı bir birim eşgüdümünde yapılmalıdır.

 

Gerçek anlamda bir plan, plan ünitesinde orman kaynaklarının ekonomik, ekolojik ve sosyal değerlerini sayısal olarak ortaya koymakla başlamaktadır. Ekosistem Tabanlı Çok Amaçlı Planlama yaklaşımı ile orman kaynaklarının planlanması için havza, işletme müdürlüğü ve plan birimi ölçeğinde orman fonksiyonlarının sayısal olarak ortaya konulması ve altlıklarının üretilmesi gerekmektedir.

 

Küresel anlamda önem taşıyan alpin bölgelerin günümüzde korunması, öncelikli konulardan biri olduğu unutulmamalıdır. Doğal dengenin özellikle insan faktörü nedeniyle bozulması ile artan çevre sorunlarının yine insan tarafından ele alınması gerekmektedir. Bu bağlamda, bölgesel araştırmaların küresel ölçeğe taşınması için disiplinler arası çalışmalar yapılarak sürdürülebilir kaynak kullanımı planlamalarının geliştirilmesi gerekmektedir.

 

Küresel ısınmaya neden olan sera gazı salınımını azaltmak, iklim değişikliği ile mücadelede başarı sağlayabilmek için her meslek disiplinin özellikle de orman mühendisliği, peyzaj mimarlığı, çevre mühendisliği gibi, çevre bilimlerinde karbon ayak izi tespitleri yapılmalı, gereken sağduyu ve özveri gösterilmelidir. Türkiye’de yetkili bir kurum, tüm sektörlerde karbon ayak izi hesabı yapmalıdır. Meslek odaları, karbon yönetimi ilkelerini çevre yönetiminin bir parçası olarak kabul etmelidir.

 

Korunan alanlar içinde ve civarında yaşayan yerel halkın, bu sahalardaki gelir getirici faaliyetlere katılımlarının güçlendirilmesine yönelik uygun yaklaşımların belirlenmesi, uygulamalarının yaygınlaştırılması, korunan alanlarda getirilen kısıtlamalar nedeniyle ciddi gelir kaybına uğrayan orman köylülerine, orman teşkilatı ve diğer ilgili kuruluşlarca sağlanan kırsal kalkınma destek çalışmalarında gerekli öncelikler sağlanmalıdır.

 

Orman mülkiyet uyuşmazlıkları konusunda Ülkemizde her yıl artan oranda AİHM’ye müracaat yapılmakta ve Ülkemiz önemli miktarlarda tazminatlara mahkûm edilmektedir. Bu noktada, 3116 Sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesinden hareketle, Ülke orman varlığının sürekliliği, Devlet ormanlarının bütünlüğü ve işletilmesi bakımlarından gerekli görülen özel ormanların, kamu yararı gereğince bedeli ödenerek kamulaştırılması düşünülmelidir. Bu tür ormanlar dışında, tarım ve yerleşim alanları ile iç içe olan tapulu orman parçaları ise özel mülkiyette bırakılmalı, bu alanlardan faydalanma özel kurallara bağlanarak ormanın devamlılığı da güvenceye alınmalıdır.

 

Doğu Karadeniz Bölgesinde tarımsal araziler kıt olup, mevcut nüfusu geçindirmeye yetmemektedir. Bu ise başta ormanlar olmak üzere, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazilerde baskı oluşturmaktadır. Bu nedenle orman içi ve bitişiği yerleşim yerlerinde orman-halk ilişkileri iyileştirilmeli, özel orman yetiştiriciliği teşvik edilmelidir.

 

NATURA 2000 ağı kapsamındaki orman alanları için yürütülmekte olan iyi uygulama örneklerinin Türkiye koşulları için benimsenmesi konusu üzerinde durulmalıdır.

Ormancılık faaliyetlerinin sürdürülebilirliği için güçlü karbon fonları ve çeşitli uluslararası transfer mekanizmaları gibi finansman yöntemlerinin oluşturulması şarttır. 

 

Genelde ekoturizm potansiyeline sahip alanlarda ve özellikle Artvin Camili Biyosfer Rezerv Alanında ekoturizm etkinliklerinin geliştirilmesi amacıyla, öncelikli olarak köylüler arasında iş birliği ve dayanışma eksikliğini ve güven azlığını giderici önlemler alınmalı, tanıtım ve reklam yetersizliği sorunu çözümlenmelidir.

 

Özellikle karışık meşcereler için işletme amaçları ve buna bağlı envanter amaçlarına dayalı olarak örnekleme yöntemleri geliştirilerek, hasılat ve büyüme ilişkileri ortaya konulmalıdır.

 

Orman yangınları gibi afetlerin olayların seyrini incelemek ve gelişimini ortaya koymak için farklı ormancılık disiplinlerinden uzmanlar bir araya gelerek uzun soluklu projeler üretilmelidir.

 

Organik tarım uygulamalarına, ormancılık sektörü faaliyetleri içerisinde de yer verilmelidir.

Orman yolarının planlanması, projelendirilmesi, inşaatı ve tüm aşamalardaki işlemler;  teknik, çevresel ve ekonomik boyutlar dikkate alınarak yapılmalıdır. Sertifikalı makine operatörleri orman yolu inşaatlarında işlendirilmelidir.

 

Ormandan elde edilen üretim artıkları ve diğer odunsu biyokütlenin toplum yararına sunulması ve ekonomiye kazandırılması sağlanmalıdır. 

 

Zararlı böcek türlerinin varlığı dikkate alınarak, bütünleşik (entegre) mücadele programı çerçevesinde, çalışmaların yürütülmesi büyük önem arz etmektedir. Ormanlar sık sık taranarak zararlıların durumu düzenli olarak denetlenmelidir. Orman sahalarındaki ağaçların her zaman sağlıklı bulundurulmaları, fidanlıkların sürekli denetimlerinin yapılması, değişik nedenlerden dolayı zarar görmüş (kırılmış, devrilmiş, kesilmiş vs.) ağaç veya fidanlar alandan uzaklaştırılmalıdır. Orman ekosisteminde Kabuk böceği saldırısı görülür görülmez, hemen karşı önlemlerin alınması gerekir.

 

Orman Endüstri Sektöründe yer alan araştırmacıların ilgili sektörün sorunlarına yönelik çözüm önerileri yapmaları ve bu amaca yönelik projeleri uygulamacılar ile beraber yönetmeleri, yapılan araştırmaların etkinliğini artıracaktır.

Kâğıt hamuru üreten girişimcilerin desteklenmesine yönelik olarak Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından girişimcilere sağlam ve ucuz odun hammaddesi temininde gerekli tedbirler alınmalıdır.

 

 

İthalatı ve ihracatı yapılan orman ürünlerinin, ülkeye girişlerinde ve çıkışlarında Avrupa Birliği standartlarına göre denetimi yapılmalıdır.

Orman Endüstri Mühendislerinin uluslar arası örgütlerde etkinliği artırılmalıdır.

 

Orman Ürünleri sanayinde üretilen ürünlerin kullanımından sonraki atıkların, daha etkin geri dönüşümü sağlanmalıdır.

 

Ahşap yapılar, ahşap yapılarda kullanılan odunsu malzemeler ve yapıdaki işlevi hakkında inşaat mühendisliği bölümü ile disiplinler arası çalışarak, depreme dayanıklı yapıların kullanımını artırmak için ahşap yapılara önem verilmelidir. Bu konudaki çalışmalar artırılmalıdır.

Bitkisel boyalar, doğal boyalar ve ahşap yapılar konusunda dünya ve Türkiye’deki istatistiksel veriler oluşturulmalıdır. Bitkisel esaslı boyar maddelerinin mobilya sektöründe kullanımı ve odun dışı orman ürünleri açısından değerlendirilmesinin yapılması konusunda çalışmalar yapılmalıdır.

 

Kentsel yeşil alanların planlanmasında kent imar planlarının gerçekçi planlanabilmesi için, peyzaj mimarlarının bu sürece katılması sağlanmalıdır. 

 

Artvin Kenti’nde aktif yeşil alanların mekânsal dağılımında rastgele bir dağılım görülmektedir. Kentsel yeşil alanlar nüfusun gereksinimlerine cevap verecek niteliklerde, kentsel alanın bütününde mekânsal ve işlevsel kademelenme içinde dengeli dağılımı sağlanmalıdır.

 

Gelecekte kıyı dolgu alanlarında yapılacak peyzaj projelerinde, kullanıcıların kıyı kullanım faaliyetlerini gerçekleştirebilecekleri etkinlik alanları ve görsel açıdan doğallığı bozmayacak çeşitli bitki kompozisyonları tasarlanmalıdır.

Kamuoyuna ve tüm paydaşlarımıza saygı ile duyurulur.31.05.2010

 

Prof. Dr. Mustafa Fehmi TÜRKER
Dekan-Kongre Başkanı

Yrd. Doç. Dr. Sinan GÜNER
Kongre Sekreteri